Nübüvvetin Işığında  
 
  Ana Sayfa 07.03.2021 02:40 (UTC)
   
 

Bazı hikmetler Uzun bir hadis-i şerifin bir bölümü şöyledir:
 En sağlam kulp, kelime-i şehadettir. En değerli söz, Allah’ı zikretmektir. En iyi ilim, faydalanılan ilimdir. En iyi zenginlik, gönül zenginliğidir. En iyi azık, takvadır. En iyi iş, farz olan amelleri yapmaktır. En şerefli ölüm şehid olarak ölmektir. En kötü şey, bid’attir. En kötü mazeret, ölüm anındaki mazerettir. En kötü pişmanlık, kıyametteki pişmanlıktır. En kötü kazanç, faizden gelendir. En büyük hata, yalan söylemektir. Kötü şiirler, şeytanın nağmeleridir. Gençlik, bir çeşit deliliktir. Başkalarından ibret almak, saadettir. Allahü teâlâ, affedeni affeder. Öfkesine hâkim olanın mükâfatını verir. Musibe¬te sabredene kaybettiklerini verir. Sabredenin sevabını kat kat fazla verir. Başkasını alaya alanı rezil eder. Her iş neticesiyle değerlendirilir. Gelmesi kesin olan şey [ölüm], yakındır. (Beyheki, İbni Asakir)

HADİSLER
HADİSLER "Cehennem nefsin istekleri ile, cennet de nefsin hoşlanmadıkları ile örtülüdür." "Kibirden sakınınız.Zira İblis'i, Adem Aleyhisselam'a secde etmemeye kibir sevk etmiştir." "Salih bir insan için helal mal ne güzeldir!" "Cihada sarılınız ki, sıhhat bulasınız ve zenginleşesiniz." "Eğer siz benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız,az güler çok ağlardınız." "Hiçbir baba evladına güzel edep ve terbiyeden daha değerli ve üstün bir miras bırakamaz." "Her şey için anahtar vardır. Cennetin anahtarı ise fakir ve miskinleri sevmektir." "Şüphesiz ki Allahu-u Teâlâ kıskanır. Allah-u Teâlâ'nın kıskanması kuluna haram kıldığı şeyleri yapmasındandır." "Küçüğümüze merhamet, büyümüze hürmet ve itaat etmeyenler seçkin ümmetimizden değildir." "Yemeğin bereketi, başlamadan önce ellerini yıkamak, bitirdikten sonra yine elleri ve ağzı yıkamaktır." "Kul hakkı müstesna olduğu halde İslâm dini, küfür zamanındaki günahı yok eder." "Kim ki Kelime-i Şehadet'i getirirse, Allah-u Teala ona cehennem ateşini haram kılar." "Eğer siz benim bildiklerimi bilmiş olsaydınız, az güler ve çok ağlardınız." "Akıllı kimse, nefsini ıslah edip, ölümden sonrası için çalışandır." "Bütün insanlar hata edicidir. Hata edenlerin en hayırlısı ise, çokça tövbe edenlerdir." "Bir kimse ilim tahsili için yola çıkarsa, Allah (c.c.) ona cennet yolunu kolaylaştırır." "Ben kulumu sevdim mi onun işiten kulağı, gören gözü, tutan eli, yürüyen ayağı olurum, O benimle görür, benimle işitir, benimle tutar, benimle yürür. Benden herhangi birşey isterse onu verir, bana sığınırsa muhakkak onu himâye ederim." "İstemeden sana bir nimet verildiği zaman ondan hem ye hemde te tasadduk et." "Bereketi en fazla olan kadın, geçimi en kolay olandır." "Kişinin misafirini evinin kapısına kadar uğurlaması sünnettir." "Cahiller için âlim, ölüler içindeki diri gibidir." "Misafire hürmet ve riayet vaciptir." "Kulun rabbine en yakın olduğu hal, secde halidir." "Sevabı en fazla tutulan hasta ziyareti, kısa tutalandır." "İlim elde etmek için evinden çıkan kimse, evine dönünceye kadar Allah yolundadır." "İlim öğrenmek için yola çıkan kimseye Allah, Cennete giden yolu kolaylaştırır." "Bir kimsenin gücü yettiği halde, bakmakla yükümlü olduğu kimselerin hakkını zayi etmesi günah olarak ona yeter." "Allahım! İşlerine erkence başlayan ümmetime, işlerinde bereket ver." "İnsanlara iyilikte bulunmak, kişiyi kötü durumlara düşmekten, afet ve belalardan korur." "Allah'a ve âhiret gününe iman eden, misafirine ikram etsin." "Bir dirhemi olanın hesabı, iki dirhemi olandan daha hafiftir." "İnsanların en hayırlısı, diğer insanlara en faydalı olandır." "Allah. bir emir (lider) için hayır dilediği zaman ona, hayırlı, dürüst ve öğüt veren bir yardımcı verir. O yardımcı, başındaki lider (Hakk'ı) unuttuğu zaman hatırlatır, yardım istediği zaman yardım eder." "Allah bir kulu hakkında hayrı dilerse ona insanların ihtiyaçlarını gördürür." "Allah bir kulu severse, onu çeşitli denemelere tabi tutar." "İktisatlı olmak geçimin yarısıdır." "Haya imandandır." "İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez." "Cennetten bir karış yerinizin olması, dünya içindekilerden daha hayırlıdır." "Küçüğüne acımayan, büyüğüne saygı göstermeyen bizden değildir." "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır. Mümin (Allah için) bir amel yaptığı zaman kalbinde bir nur yayılır." "Gülmeyi azalt, çünkü çok gülmek kalbi karartır." "İhsan, yüce Allah'ı görüyor gibi O'na ibadet etmendir. Her ne kadar sen O'nu görmüyorsan da, O seni görmektedir/bunu kesin olarak bilmendir." "Allah bu ümmete ancak aralarındaki zayıf görünümlü salihlerin duası, namazı, orucu ve ihlâsı sayesinde yardım eder." "İnsanlara onların anlayışına göre konuşun." "Allah (c.c.) kullarına akıldan daha hayırlı bir şey vermemiştir." "İçki, bütün kötülüklerin anasıdır." "Sizin en hayırlınız, Kur'an-ı öğrenen ve öğretendir." "Allah rahmeti olmadıkça, sizden birinizi ameli cennete sokmaz." "Güler yüzle selam verene sadaka sevabı verilir." "Kıyamet günü imandan sonra ilk sual namaz olacaktır." "Tövbe eden hiç günah işlememiş gibidir." "Kadın dört şey için nikâh ediler: Malı, soyu, güzelliği ve dini. Sen dindar kadını al; mesut olursun!" "Bir müslaman üç çocuğu ölür de onların ecrini sabır ile Allah'tan beklerse, bu çocukları kendisi için cehenneme kalkan olurlar." "Dikkat edin! Bedende bir et parçası vardır ki o iyi ve sağlam olursa bütün beden sağlam olur. O bozuk olursa bütün beden bozuk olur. Bilesiniz ki o, kalptir." "Salih bir insan için helâl mal ne güzeldir." "Sizin en hayırlınız, ailesine hayırlı olandır." "Hiçbir farz namazı kasten terketme. Kim namazı kasten terkederse, ilâhi koruma ve teminattan mahrum kalır." "Her hastalığın kökü, yemek üzerine yemek yemektir." "Dünya için orada duracağın kadar çalış! Ahiretin için orada kalacağın kadar çalış! Allah için O'na ihtiyacın olduğu kadar çalış! Cehennem için ona sabredebileceğin kadar çalış!" "Cennet anaların ayakları altındadır. ZİKİR BAHSİ 1. Buhârî Şerif hadislerinden; Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki: "Bir kimse, gece uykudan uyanıp bir taraftan diğer tarafına döner ve "Lâ ilâhe illallah vahdehû la şerîkeleh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr ve Allâhüm mağfirli” derse ve kalkıp abdest alıp, iki rekat namaz kılarsa yapacağı bütün duâlar kabul edilir." 2. Müslim-i Şerif hadislerinden; Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki: "Bir kimse süre-i Kehf' in evvelinden on âyet-i kerîme hıfzetse (ezberlese) (diğer bir rivâyete göre de, sonundan on ayet), Deccal' ın fitnesinden emin olur." Açıklama: Sürenin evvelinden on ayet, sonundan on âyet ezberlerse iki rivâyeti de cem etmiş olur. Ulemâ demiştir ki; Burada Deccal' dan murad, yalnız âhir zamanda zuhur edecek meşhur Deccal olmayıp, kendisinden, çok yalan ve fenâlık zuhur eden zamanın insanlarıdır. 3. Müslim-i Şerif hadislerinden; Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurdular ki: "Bir kimse farz namazlarından sonra "33 Sübhânallah, 33 Elhamdülillah, 33 Allâhüekber derse ve yüzüncü olarak da Lâ ilâhe illallah vahdehû la şerîkeleh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" derse, Cenab-ı Hak o kimsenin günahlarını affeder. İsterse günahları deniz köpüğü kadar olsa bile." 4. Buhârî ve Müslim Hadislerinden: Habib-i Kibriyâ Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurdular; "Bir kimse sabah ve akşam yüzer defa "Sübhanallâhi ve bihamdih” derse, yevm-i kıyâmette ondan efdal kimse olmaz. Ancak bu kelimeyi yüzden fazla söyleyenler hariç!" 5. Buhârî ve Müslim Hadislerinden: Resûl-ü Ekrem Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Bir kimse on defa "Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke leh, lehül mülkü velehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" derse, İsmaîl evladından dört köle azad etmiş kadar sevap alır." 6. Buhârî ve Müslim Hadislerinden: Resûl-ü Ekrem Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Bir kimse yüz kere "Lâ ilâhe illallah vahdehû lâ şerîke leh, lehül mülkü velehül hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr" duasını okursa, o kimse on köle azad etmiş gibi sevap alır, defterine yüz sevap yazılır, defterinden yüz günah silinir. O gün, o kimse şeytanın şerrinden emin olur, o gün o kimseden efdâl kimse olmaz; meğer ki bundan daha fazla yapmış olanlar." 7. Buhâri ve Müslim Hadislerinden: Resûl-ü Ekrem Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Bir kimse inanarak, hulüs-i kalp ile Ramazan-ı Şerif orucunu tutar, terâvih namazını kılarsa, Cenab-ı Feyyâz Mutlak Hazretleri, o kimsenin geçmiş günahlarını affeder." 8. Buhârî Şerif Hadislerinden: Nebi-i Muhterem Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Cenab-ı Hak' kın 99 Esmâ-i Hüsnâ' sı vardır. Bunları, her kim ezberler ve okursa Cennete dahil olur." 9. Buhâri Şerif Hadislerinden: Nebî-i Muhterem Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Şu iki kelime vardır ki söylemesi lîsâna kolaydır, sevap yönünden mîzanda ağır gelir ve Cenab-ı Hak indinde, söylenen gayet sevgili olur: ‘Sübhânallahi ve bihamdih, sübhanallâhil azîm’ ” 10. Buhârî Şerif Hadislerinden: Sevgili Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır ki; "Her gece Kuran-ı Kerîm' in üçte birini okumak sizin elinizden gelmez mi?” Eshâb-ı Kirâm “Buna hangimiz kâdîr oluruz yâ Resûlallah?" dediler. Efendimiz de cevap olarak "Kulhüvallâhü ehad... sûresini okuyamaz mısınız? Bu sûre Kurân-ı Kerîm' in üçte birine denktir." Aynı mâhiyette bir hadis-i şerif de Hz. Âişe vâlidemiz (r.anha) tarafından nakledilmiştir. 11. Müslim-i Şerif Hadislerinden: Namaza şu kelime ile başlayan adama taaccüp ettim. 0 kimse namaza başlamadan evvel şöyle söyledi. "Allah-ü Ekber kebîrâ, velhamdülillâhi kesirâ ve sübhanallâhü bükraten ve asîlâ." Bir de baktım ki semanın kapıları o kelime-i şerifeler için açıldı. Abdullah İbn-i Ömer Hazretleri (r.a) diyor ki; "Bu hadisi şerifi duyduktan sonra, bu kelimeleri okumayı terk etmedim.” 12. Şifâ Şerhi Aliyûl Kaâri (cilt 2, s.562): "Bir kimse düşmanından korkarsa, "Hasbinallâhü ve ni'mel vekil" zikrine devam etsin" buyurulmuştur. (Vekil olarak Allah-ü Teâlâ yeter, O ne güzel vekîldir) 13. Bir hadis-i şerifte: "Bir kimse Cuma geceleri süre-i Duhan' ı okursa, günahlan mağfiret olunur' buyurulmuştur. 14. Câmî-üs Sağir cilt 3, s.349: "Bir kimse geceleri süre-i Duhan' ı okursa, evvelki günahları affolunur." 15. Muhyiddin-i Arabî Hazretlerinden (k.s)rivayet olunmuştur. "Bir kimse 70.000 defa 'Lâ ilâhe illallah' derse, günahları mağfiret olunur." Muhyiddin-i Arabi Hazretleri (k.s) buyurdu ki; "Bu hadis-i şerifi gördüğümde 70.000 kelime-i tevhidi çekmiştim fakat sevabını kimseye bağışlamamıştım. Bir ziyafette idim, orada ehl-i mükâşefeden (keşif ehli, meczub) bir genç vardı. Yemek esnasında bu genç birden ağlamaya başladı. Niçin ağladığını sordum. Anne ve babasını azapta olarak gördüğünü söyledi. Ben de içimden ‘Yarabbî okumuş olduğum 70.000 kelime-i tevhidin sevabını bu gencin anne ve babasının ruhuna bağışladım’ dedim. Genç birden gülmeye başladı. Anne ve babasının üzerinden azabın kaldırıldığını söyledi. O zaman anlaşıldı ki hadis sahihtir. Aynı zamanda genç de ehl-i keşiftendir." 16-17. Şifâ-i Şerif Aliyül Kârî cilt 2, s.399 ve Câmî-üs Sağîr cilt 1, s.145: Resül-ü Kibriya Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Bir kimse sabah ve akşam namazlarını kıldıktan sonra, kimse ile konuşmadan yedi defa `Allahümme ecirni minennâr' dûasını okursa ve o gün veya gecesinde vefat ederse, Cenab-ı Hak o kimseyi cehennemden hâlâs eder". 18. Câmî-üs Sağîr Cilt 3, s.348:Resûl-ü Kibriya Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır; "Bir kimse gecelerde yüz ayet okursa, o kimse gâfiller defterine yazılmaz." Bazı büyüklerimiz burada yüz ayetten murad, gece namazında okunan ayetlerdir diye tefsir etmişlerdir. 19. Resûl-ü Kibriya Efendimiz (s.a.v) buyurmuşlardır;"Bir kimse sûre-i Bakara' nın nihâyetinden geceleri iki ayet okursa, o kıraat o kimseye kâfi gelir, yani o geceyi ihyâdan ve kıraat-i Kur'an' dan ve itikata taalluk eden kelamlardan (din, zikir ve duadan) cem'isine tâbî olur. Şeytanın şerrinden de emin olmaya kâfıdir.” (Not: Bu ayetler Âmenerrasûlü' dür.) 20. İmam-ı Âzam Efendimizden (rh. a) rivayetle: Hâfız Necmül Mugayiddîn Hazretleri buyurdular ki "Kalbimden öyle geçirdim ki, eğer rüyamda Rabb'imi görürsem O'na Yâ Rabbi, mü'min kulların senin azabından nasıl necât bulurlar? diye sorayım. Sonra rüyamda gördüm ve Rabb'im dedi ki; "Bir adam her sabah ve akşam şu duayı okursa, benim azabımdan emin olur; "Sübhânel ebediyyil ebed. Sübhânel vâhidil ehad. Sübhânel ferdis samed. Sübhâne râfi'issemâi biğayri amed. Sübhâne men basatal arda alâ mâin cemed. Sübhâne men halakal halka fe ehsâhüm aded. Sübhâne men kasemel erzâke velem yense ehad. Sübhânellezî lem yettehiz sâhibeten ve lâ veled. Sübhânellezî lem yelid ve lem yûled ve lem yekün lehû küfüvven ehad.” Buna Süleyman Aleyhisselâmın Dûası da eklenmelidir; "Sübhâne men yerânî. Ve ya'rifu mekânî. Ve yesmeu kelâmi. Ve yerzuknî ve lâ yensânî." 21. Müslim ve Bezzâziye Fetvasında yazılıdır: "Mü'min ve müslim, şu duâyı sabah ve akşam okumalıdır (Bazı kitaplarda üçer defa okunması tavsiye edilir). Zîrâ bu duâ insanı küfürden muhafaza kılar." "Allâhümme inni eûzü bike min üşrike bike şey'en ve ene e'alemü ve estağfıruke limâ lâ e'alemü inneke ente allâmül guyûb". 22. Seyyidül İstiğfâr; Buhârî hadislerinden: Resülullah Efendimiz (s.a.v) buyurdular ki; "İstiğfar duâlarının seyyidi budur. "Allâhümme ente Rabbî, lâ ilâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene âlâ ahdike ve vâ’dike, mestetağtü eûzübike min şerri mâ senağtü, ebû-u leke bini’metike aleyye, ve ubûb-u bizenbi fağfirli feinnehû lâ yağfiruzzunûbe illâ ente". Her kim bu duâyı kalbiyle, sevap fazîletine inanarak gündüz okursa ve o gün akşam olmadan ölürse veya gece okursa ve sabah olmadan ölürse ehl-i Cennet olur. 23. Buhârî cilt 12, s.368: Eshâb-ı Kirâm' dan Huzeyfe (r.a) rivayet etmiştir: "Bir kimse yatağa girince sağ tarafına dönüp sağ elinin sağ yanağının altına koyarak, şu duâyı okusun; "Bismüke, Allâhümme emûti ve ahya” (Allahım senin ismini anarak ölür ve dirilirim). Uykudan uyanırken de şöyle söylesin; "Elhamdülillezî ahyâna be’adema emâtemâ ve ileyhin nuşûr" (Allaha hamdederim ki beni uyuduktan sonra diriltti. Öldükten sonra da diriltecek) 24. Ashabtan Osman İbn-i Ebil As (r.a) rivayet etmiştir: Vücûdumdaki ağrı ve sızıdan Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimize şikayet ettim. Efendimiz buyurdular ki; "Elini vücudundaki ağrıyan yere koy, o halde üç kere Bismillah dedikten sonra şu duâyı elini kaldırmadan oku; "Eûzü bi izzetillâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü ve üzâhürü". 25. Müslim-i Şeriften Âişe (r.anha) `dan rivâyet olunmuştur. Câmî-üs Sağîr’ den alınmıştır. "Elini ağrıyan ve sızlayan yere koy, elini kaldırmadan şöyle dua et: "Bismillah, eûzü bi izzetillâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü min vec'i hâzâ"". Bu duâyı iki kere okumalıdır, bilmeyene başkası da okuyabilir (İmam-ı Müslim' in rivâyetine göre yedi defa okumalıdır). 26. Ebu Davud ve Tirmizî' den rivâyetle: "Bir kimse sabah ve akşam İhlâs ve Muvazzateyn sûrelerini üçer kere okumaya devam ederse, o kimseye kâfı gelir. Her türlü mekruhtan emin olur.° Riyâzüssâlihîn s.552 27. Ebû Davud ve Tirmizî' den rivâyetle: İbn-i Abbas (r.a) 'dan rivâyet edilmiştir. Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Bir adam, bir hastanın ziyaretine giderse o hastanın karşısında şu duâyı yedi kere okusun. Eğer hastanın eceli gelmediyse Cenâb-ı Hak Teâlâ şifâ ihsan eder; "Es'elullâhi el Azîm, Rabbül arşıl Azîm. En yeşfike" (Ben arş-ı âlânın Rabbi olan Allah-ü Azîmüşşan' dan sana şifâ ve âfiyet vermesini niyaz ederim)". Riyâzüssâlihîn s.403 28. Ebû Davud ve Tirmizî' den rivâyetle: Hz. Osman (r.a)' dan rivâyet edilmiştir. Resül-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Her kim her sabah ve her akşam, üç kere Besmele-i Şerif-i bu şekilde okursa, o gün o adama hiçbir kimseden zarar gelmez; "Bismillâhillezî lâ yedurru mâ ismihî şey'in filardi vemâ fıssemâ-i ve hüve semî-ül Alîm". Riyâzüssâlihîn s.552, Raâmuz s.433 29. Tahtavi, Meraül Ferah, Ni'metil İslâm s.242, Raâmuz s.439 Hz. Ayşe (r.a)' den rivayetle:Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Bir adam Cuma namazını tamamladıktan sonra yedişer defa; İhlâs, Felak ve Nas sûrelerini okursa, o Cuma gününden gelecek Cuma gününe kadar (başka bir rivayette 3 gün sonraya kadar) bütün fıtne ve belâlardan emin olur ve günahlarına da kefâret olur (diğer bir rivayette ek olarak yedi Fâtiha da okunması gerektiği bildirilmiştir)." 30. Müslim-i Şerif hadislerinden, Râvisi Cabir (r.a)'dır. Resül-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Bir kimse evine her girdiği zaman Eûzü-besmeleyi şerifi okuyarak Allah-ü Teâlâ' ya sığınırsa yahut bir şey yemeğe başlamadan yine Besmele-i Şerifi zikrederse, Şeytan aliyyillâne avânesine der ki; Bu evde sizler için eğlenmek, oturmak kalmadı. Bu yemeklerden de size bir nasib yoktur. Eğer kişi evine geldiğinde eüzü besmeleyi okumazsa, Şeytan avânesine; Bu evde sizin oturmanıza müsaade vardır, der. Keza yemekte besmele okunmazsa, Şeytan avânesine; yine bu yemekte size nasib vardır, der." 31. Meşarık-ı Şerif hadislerinden, Ebu Hureyre (r.a)'dan rivayetle: Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Yâ Ebâ Hureyre, yatağına yatacağın vakit Ayet-el Kürsi' yi oku. Eğer Ayet-el Kürsî' yi okursanız Şeytan size yakın olup bir zarar veremez. O gece sabaha kadar Cenab-ı Hakkın emânında (emniyetinde, korumasında) olursunuz". 32. Câmî-üs Sağîr hadislerinden: Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Bir adam cemaatle sabah namazını kıldıktan sonra otursa da, güneş doğup kerahat vakti çıkıncaya kadar zikir ve tevekkül etse, bundan sonra tekrar namaz kılsa (2 rekatlık İşrak Namazı, vakti güneş doğduktan 45 dakika geçtikten sonradır) o kimseye tam bir hac sevâbı verilir." 33. Şir’at-ül İslâm' dan alınmıştır. Bir kimse müşkil bir durumda kalırsa yahut ağır bir borç altında bulunursa, 1000 kere ‘Lâ havle velâ kuvvete illa billahil aliyyil azîm’ demelidir, bu durumda Canab-ı Hak Teâlâ, O'nu müşkilinden kurtarır" 34. Riyâzüssâlihîn s.546, Mısır baskısı. Râvi İbn-i Abbas (r.a). Nebî-i Muhterem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır; "Sizden biriniz ailesine yakın olmak istediği (eşiyle beraber olduğu) zaman şöyle desin: ‘Bismillah, Allahümme cennibneş şeytân ve cennibi şeytân âlâ mâ rezaktenâ.’ 35. Resûl-ü Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyurmuşlardır ki; "Nikah altındaki kadının, kocasına itâati bir borçtur. Öyleyse evlatlarınıza nikah edeceğiniz adamları iyi seçin." 36. Diğer bir hadis-i şerifte; "Bir adam kızını bir fâsıka nikah ederse, o adama hergün bin kere lanet lâzım olur." (Fâsık: Günahı açıktan işleyendir, günah işlerken kimseden çekinmez, utanmaz, pervâsız davranır.) 37. Câmî-üs Sağîr hadislerinden: cilt 2, "Bu ümmette ebdal otuz kişidir. Onlar için Cenâb-ı Hakk’a açılan tarik (yol), İbrahim Halilülrahmânın tariki üzerinedir. Onlardan biri vefat ettiğinde, Cenab-ı Hak Teâlâ 0'nun yerine başka birini getirir." Bir kimse şu duayı hergün on defa okursa, Cenab-ı Hak Teâlâ onu ebdal zümresine yazar. "Allâhümme aslih ümmete Muhammed, Allâhümme fercic an ümmete Muhammed. Allâhümme merhan ümmete Muhammed" 38. Ramazân-ı Şerif in âdâbı; 1. Orucun faziletini eksiltecek muamelattan (fenâlıklardan) sakınmak, 2. Ramazân-ı Şerif için temizlenmek ve tevbe etmek, 3. Acaba makbül bir oruç tutabilecek miyim?, diyerek korkmak, 4. Gıybet, bühtân, malayâniyi terketmek, 5. Mümkün mertebe helâl ile iftar etmek, 6. İftar vaktinde şükür ve duâyı çoğaltmak, 7. Zarûri kelamdan başka birşey konuşmamak, 8. Sükût etmek, 9. İstiğfar etmek, 10. Her iftar ve seherde salavât-ı şerife okumak, 11. Mümkünse hergün bir miktar sadaka vermek, 12. Hergün Kur'an-i Kerim' den bir cüz okumak, son 10 gün mümkün olursa itikâf etmek. 39. Raâmuz ve Câmî-üs Sağîr hadislerinden: Risâletpenah (s.a.v) Efendimiz buyurdular; "Bir kimse çarşıya gittiğinde şu duâyı okusun.'Lâ ilâhe illalâhü vahdehû la şerikeleh. Lehül mülkü ve lehül hamdü, yühyi ve yümitü ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihil hayr, ve hüve alâ külli şey'in kadîr.' Cenâb-ı Hak, O kimsenin defterine 1000 kere 1000 sevab yazar." Not: İmâm-ı Hasan Efendimiz (r.a), çarşıda bir işi olmadığı halde bu mübârek tesbihi okumak için çarşıya gidermiş, bu tesbihi okur ve geri dönermiş. 40. Raâmuz' dan alınmıştır, s.438: "Bir adam daima, abdest aldıktan sonra "Innâ enzelnâhü fî lelyletil Kadr..." sûresini 3 defa okumalıdır. Birinci okuduğunda sıddıklarla, ikinci okuduğunda şehitlerle ve üçüncü okuduğunda da Peygamberlerle haşrolunur." 41. Resül-ü Kibriyâ Efendimiz buyurmuşlardır: "Bir adam, bir gecede 1000 âyet-i kerime okursa, yüzü güleç olduğu halde Rabbine kavuşur" Bunun üzerine, bu nasıl olabilir diye sorulduğunda, Besmele-i şerife ile başlayarak Elhâkümüttekâsür süresini sonuna kadar okumuşlar ve ondan sonra buyurmuşlardır ki; "Allah' a yemin ederim ki, bu sûre 1000 âyete mukâbildir." 42. Müslîm-i Şerif hadislerinden, Câbir (r.a)' dan rivâyetle: "Her gecede duaların müstecâb olduğu (kabul edildiği) bir saat vardır. Her hangi bir müslüman o vakte tesâdüf eder ve dünya ve ahireti hakkında Allah-ü Teâlâ Hazretlerine hayırlı dualar yaparsa, Cenab-ı Hak bu duayı mutlaka kabül eder. Eğer bir kimse, bu vakti bilmek isterse yatarken sûre-i Kehf’ in nihâyetindeki şu dört âyet-i kerimeyi okusun. 'İnnellezine âmenü...Rabbihî ehade’ 0 kimse inâyet-i Hakk ile o vakitte uyanır." - - - - - - - - - - - - - - - 1. Râvisi: İbn-i Mesud (r.a) Kitabı: Hatip, İbn-i Asâkir Meâli: Ibrahim Aleyhisselâm, ateşe atıldığı zaman son sözü "Hasbiyallâhü ve ni'mel vekîl" olmuştur. 2. Râvisi: ibn-i Abbas (r.a) Kitabı: Deylemî Meâli: "Dinin afeti (yani, dine zarar getirenler), şu üç kimsedir; Fitne, fücüra karışmış âlimler, zalim, bilgisiz hükümet başkanları, cahil müftüler" 3. Râvisi: İbn-i Mesud (r.a) Kitabı: Beyhakî Meâli: "Faiz yiyen, yediren, kâtiplik yapan ve ona şahitlik yapanlar, bir de güzellik için vücuduna dövme yapan ve yaptıranlar, bir de zekatı istemiyerek verenler, bir de hicretten sonra dininden dönenler. Bunlar, kıyamet gününde Hz. Muhammed' in (S.A.V) lisânıyla mel'un olurlar" 4. Râvisi: Enes (r.a) Kitabı: Evsad ve Hakim Meâli: "Her mütteki (gerçek olarak daima şüphelilerden dahi sakınan), Muhammed' in (S.A.V) âlidir (yakınıdır)" 5. Râvisi: Ebü Hureyre (r.a) Kitabı: İbn-i Abban, Ebi Nâim, İbn-i Cerir Meâli: "Size üç şeyi yapmanızı emrediyorum, sizin üç şeyden de çekinmenizi, sakınmanızı istiyorum. Yapmanızı istediğim; 1. Allah-ü Teâlâ' ya ibadet ediniz ve 0'na hiçbir şeyi şerik koşmayınız, 2. Allah-ü Teâlâ' nın ipi olan İslâm Dinine sımsıkı sarılınız, tefrika çıkarmayınız, 3. Allah-ü Teâlâ' nın başınıza getirdiği (sizden olan) amirlerinize itaat ediniz. Kaçınmanızı istediğim ise; 1. Dedikodu etmeyiniz, 2. Çok soru sormayınız, 3. Malınızı boş yere harcamayınız." 6. Râvisi:İbn-i Ömer (r.a) Kitabı: İbn-i Adiyi Meâli: "Allah katında yükseklik isteyin" Sordular; "Nasıl isteyelim, yâ Resûlallah?". Buyurdu ki; "Sana cahillik edene tahammül göster, sana vermeyene ikramda bulun”. Açıklama: Başka bir hadis-i şerifte "Şu üç hal, insanı cennete götürür" buyurulmuştur. 1. Sana gelmeyeni ziyaret etmek, 2. Sana zulmedeni affetmek, 3. Sana vermeyene istediğini vermek. 7. Râvisi: Yeşu'ğ (r.a) Kitabı: Hakim' in Müsned kitabından; Meâli: "Müjdeleyin! Çarşınıza mal getiren, Allah yolunda savaşan gibidir. Çarşınızda, ihtikâra kalkışan ise Allah kitabında inkârcı gibi addedilmektedir" 8. Râvisi: İbn-i Ebi Emâme (r.a) Kitabı: İbn-i Asâkir Meâli: Halk içinde Allah' tan en uzak şu iki kişidir. Birisi; emirlerin yanında oturup, zulüm kokan sözlerine "Evet, doğrudur” diyen kimse, ikincisi; çocuklara öğretmenlik yapıp da aralarında adâleti göstermeyen ve yetim hakkında Allah' tan sakınmayan kimsedir." 9 . Râvisi: İbn-i Abbas (r.a) Kitabı: Buhârî, Beyhâkî Meâli: "İnsanlar arasında, Allah' ın en buğz ettiği kimseler üçtür. Birincisi; doğruluktan ayrılan, ikincisi; İslâmda câihiliye kanununu isteyen, üçüncüsü de; haksız yere bir adamın öldürülmesini isteyen." 10. Râvisi: İbn-i Atâ (r.a) Kitabı: El Harâiki Meâli: "Kıyamet giinünde mahlûkât içerisinde, Allah-ü Teâlâ' nın buğz ettiği kimseler şunlardır: Yalancı ve kibirli olanlar. Bir de (müslüman) kardeşlerine karşı kalplerinde kin besliyenler; onlarla kavuştukları zaman kendilerinden gibi görünürler, yanlarından ayrıldıktan sonra kinleri yine devam eder. Bir de, O kimselerdir ki Allah ve Resûlüne çağrıldıklarında tembel davranırlar, şeytana çağrıldıklarında ise hemen koşarlar." Açıklama: Avârifik Maarif kitabında Enes İbn-i Mâlik (r.a) şöyle rivayet etmektedir: Sevgili Peygamberimiz buyurmuşlardır; "Ey oğul! Eğer senin elinden gelirse, sabaha çıkınca ve akşam olunce gönlünü yokla. Hiç kimseye karşı buğz olmadığı halde sabahla ve akşamla. Ey oğul! Böyle olmak benim sünnetimdir. Kim ki benim sünnetimi ihyâ ederse; yani onunla amel ederse ve öyle hareket ederse, o kimse beni ihyâ etmiş gibidir. Kim ki beni ihyâ ederse, yani sünnetimi yerine getirirse, o kişi cennette benimle beraber olur." Not: Sünneti tutmak ahlâk güzelliği ile olur. Ahlâk güzelliği ise nefsi terbiye ile olur: Nefsi terbiye ise Allah-ü Teâlâ’ nın ve Resûlünün emirlerini yerine getirmekle olur çünkü sevgili peygamberimiz hakkında Kur'an-ı Azîmüşşân' da buyuruldu ki: "Ey Habîbim! Sen, en güzel ahlâk üzeresin."
 
  resule sevgi
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

  müminler kardeştir

  gazete başlıkları






HOŞ GELDİNİZ

sitene ekle


VEDA HUTBESİ
Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyor um, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!



Billiga FlygFree Hit Counter
Bugün 1 ziyaretçikişi burdaydı!
Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol